Deneme

Hemdem

Bu zamana kadar dostluk adına okuduğunuz her satırı unutun. Herkesin bilip kabul edemediği tek gerçeğin ikili ilişkilerde aşk olduğunu da unutun. Unutun çünkü yanıldınız.

Acı gerçekle sizi yüzleştiren insan, her zaman eli omzunuzda olan insandır. Fark edemezsiniz çünkü arkadaş perdesi arkasında esen rüzgârların yüzünüze çarptığı o tatlı esinti sadece gözlerinizi kapatmanıza yarar. Gözlerinizi kapatıp güvenmenize yarar. Ne kadar güvenirseniz o kadar yenilirsiniz. Size açık vermeden yoluna devam edebilen insanlar, önce sizin adım atmanızı beklerler. Her adım hayatınızın bir karesini temsil eder fakat bazı insanlar ne yazık ki yalnızca bu karelerin en acı yüzleriyle uğraşırlar. Asıl garip olan ise bu acı karelerin başrolünde kendilerinin olmasından ibaret. Ne kadar acı çekerseniz çekin mutlaka bir boşluk bulup yolu yarılamanıza sebep olan o anıları hafızanıza kazıyacaklardır. Yalnızlık hissi kimseniz olmadığında değil kimsesiz bırakıldığınızda gösterir kendini ve insan en son dostu gidince kimsesiz hisseder kendini. Kimsesizlik sizin kendinizi, kendinizde kaybetmenizdir. Dostunuz sandığınız insanların hayatınızda bıraktığı acı kesitler vardır. Canınızı yakmasına en çok izin verdiğiniz insan olan dostlarınız size dost olmak için gelmezler. Dostum dediğiniz çoğu insan yalnızca kendi yolunda yürürken size rastlayanlardan ibarettir. Size eşlik eden o değil, yollarında duraksamalarına sebep olan siz olursunuz. Oyalanmamak için aynı hızla ilerlerken hoş bir tını gibidir sesiniz. Mesele ne anlattığınız değil nereye kadar dayanabildiğinizdir. Bir arkadaşın, dostun veya herhangi bir insanın hayatında iz bırakmak için öncelikle kendi yolundan çıkmamalı insan. Biraz düşünün. Çevrenizdeki insanlara kendi koymuş olduğunuz sıfatları kaldırarak bakmalı. Esinti yok gözlerinizi açın. Aynı insanlar ne bir eksik ne bir fazla. Sıfatlar ve anılar olmadan ne ifade ediyorlar? Esintinin poyraza dönüştüğünü hissedemiyorsanız henüz kimsesiz kalmamışsınız. Henüz.  Farazi olarak bakılabilecek tek ilişki dostluktur. Bunun bir saçmalık olarak geldiği an henüz kırılmadığınız andır. Hatta ne kadar çaresiz bir sancı olduğunu düşünüp acıyan varsa henüz sıfatları yeterince kaldıramadınız demektir. Şu an bile vazgeçemediğiniz bir dostunuzu düşünün. Hiçbir şeyin yolunda gitmediği zamanlarda gülmeniz bir artı olamıyorsa hatta bunun için kendinizi suçlu hissettiğiniz olduysa anılarınızın bir önemi kalmayacaktır. Dost dediğiniz insan ya sizi ısıtmalı ya da tatlı esintinin kendisi olmalı. Çünkü rüzgar yoksa ve siz üşümeye başladıysanız artık tek başınızasınız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu