Okuduğum En Etkileyici Yerli Seri: İnce Memed

İnce Memed, Yaşar Kemal‘in 1955 ile 1987 yılları arasında yazmış olduğu ve dört ciltten oluşan roman serisidir.
Serinin ilk kitabı (1955), okuduğum en iyi yerli kitap olabilir. Belki de köy hayatına yatkınlığımdandır. İnce Memed’in bu müthiş macerasını okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Bu kitap, eşkıyalığın hem ne kadar zor şartlarda hem de ne kadar kolay olabileceğini gösteriyor. İnce Memed masum, merhametli bir eşkıya. Ama belki de çok şanslı bir eşkıya. Herkes tarafından sevilen bir eşkıya.
Eşkıya, kelime anlamı olarak “yol kesen, haydut, harami” anlamlarına gelir.
Kitap, “eşkıyalık nasıl yapılır” sorusunun cevabını çok net bir şekilde veriyor. İnce Memed gibi sevilen, takdir edilen ve her yaptığı doğru kabul edilen bir karakterle gösteriyor. Doğrusu eşkıyalık, İnce Memed serisini okuduğunuzda çekici gelse de gerçekte böyle değildir. Çünkü eşkıyalık, tam manasıyla söylemek gerekirse, kanun dışı işleri kapsayan bir durumdur. İnsanlara ve hayvanlara zarar veren, gözü hiçbir şey görmeyen, para, altın vb. için her şeyi yapabilen kişiler, eşkıyalardır.
Birinci kitap kadar olmasa da, serinin ikinci kitabı (1969) neredeyse birincisi kadar iyiydi. Dört kitaplık İnce Memed serisinde olayın genel akışı pek değişmiyor. Ancak kitapta hissettiğiniz o sıcaklık, bizden oluşu; aynı Binboğalar Efsanesi’nde olduğu gibi bize dokunuşu kitabı okunası kılıyor.
Serinin üçüncü kitabında (1984) olaylarda pek bir değişiklik olmadığı için, ilk iki kitabın yerini tutmuyor. Sanki sıradan bir yerli kitap okur gibi oluyorsunuz. Şöyle ki, üçüncü kitapla beraber artık seride bir doyum noktasına ulaşıyorsunuz.
Seriye Dair Son Sözler
İnce Memed serisinin ilk iki kitabı farklı bir yerde, sonraki iki kitap ayrı bir yerdedir. İlerleyiş benzer olsa da, ilk iki kitaptaki haz, üçüncü ve dördüncü (1987) kitapta hissedilmiyor. Aslına bakarsanız tüm kitapların sonuna kadar merak uyandırıcı olduğunu da söyleyebilirim. Ama eksik olan bir şey de var gibiydi. Benim görüşüm şu ki, tekrara düştüğü için kitapların okunurluğu da gittikçe azalıyor. Eşkıyalıkla ilgili bölümler zaman zaman eğlenceliydi. Ancak bu seriyi okumak, Yaşar Kemal’in dönemi ustalıkla yansıtması ve yazarı daha yakından tanımak açısından önemli bir fırsat sunuyor.




Bir Yorum