Edebiyat

Karışık Hisler-2

Belirsizliğin kalbime yüklediği karamsarlık darlıyor ruhumu
Sensizliğin her vaktiyle uyuşturuyor acılar duygumu
Gözüne kestirdiği her yeri yakan bu çocuğu
Yanında olduğunda yaşatıyorsun hislerinde doruğu

Yokluğunun yok oluşu, acının sona ermesi
Boşluğunun doluşu, mutluluğun gelmesi
Kokunu soluyuşum, zevkin gerekçesi

Şu kalp çok tuhaf
Karardı birden etraf
Hislerim etti şu an vefat
Bu satırlarımsa sana vedam.

Derken yine delindi yaram
Neler yaşıyor bu oğlun canım anam
Sen gibi okşasın saçlarımı her akşam
Huzur içinde uykuya dalsam.

İşin kötü yanı zaptedemiyorum kendimi
Yine ateşe vereceğim bir yerleri
Demesinler bu çocuk serseri
Bilmiyorlar ki içimde yanmaya başladı zemheri

Yirmibeşime kadar olmadım böyle, kalem durmuyor, fısıldıyor; sakın üstümü örtme.
Tamam, ama sen de yazmaya, yanmaya başlayınca sönme, yolundan dönme.
Görme ayağına takılan taşları, söndürme çıkardığın yangını, kan akmalı.

Artık nefret kaplıyor tüm benliğimi, kırık hislerimin üzerinde geziyorsun kanatacaksın gençliğini.
Hiçliğinin tasvirini zihnim sildi, ilgim fikrim oldu ismin virdim
İlmim yitmiş bilincim bitkin, Allah’ım affet bu aciz kulunu şirk pimi çekili elinde gördü dibi
Ama yine defterimi isterim sağ yandan, karşıma kulunu Sen çıkardın hassas tarafımdan
Günahımdan korkmuyorum onun yokluğunun hayali kadar, zarar bana bu sevda yakar tüm benliğimi istemsiz yazıyorum ben artık onsuz yaşamak istemiyorum.

Olmayışının varoluşunun gerçeklik bataklığına düştüğümde ritmi bozuluyor kalbimin
Sensiz tadı yok meşhudat aleminde ki bu mevcudiyetin
Günah derelerinde koşan zincirisin nefsimin
Ölümün ürkütemediği gafletimin kibrisin
Kalemimin karanlık kelamısın hem şık bir ışıksın
Zıtlıkları aynı an da yaşatan bir sırsın

Hapsoldum, yanımda, soluğunu son soluyuşuna
Mahvoldum, kahırla, yokluğunun varoluşuna
Vuruldum, sancıyla, umudumun kurşununa
Yorgunum, aşkımla gururumun arasında.

Düşüncelerimiz olsa da zıt
Duyguların olmasın kıt
Yalanlarından çok soğudum
Yazdığım her sözden kovuldun

Çıkacaktım bu sefer bedenimden
Ama yanlışların uzaklaştırdı beni kederimden
Kansızlıkların tuzak içinde ki güzelliğe
Hırsızların yetenekleri var sözlerinde.

Keşke yaşatıp yazdırmasaydın bu satırları bana.
Haksız olduğumu düşünüp dökülmeseydi bu gözyaşları sana.
Seviyorum dediğin çocuk azıcık cesaretli olsaydı çıkardı karşıma.
Söyledin tabi bu zırdeli basmayalım damarına.
Zaten doldurmaya başlamıştım paslanmış Zastava’mı.

Artık haketmiyorsun tek bir cümleyi
Senin gibi yalancı için vermişim bunca mücadeleyi.

Rahman Şirin

Kendimi anlatmayı sevmem.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu