DenemeEdebiyatHikaye

Çam Ağacının Hikayesi

Binayı geçen çam ağacının hikayesi

Balkona çıkıp oyuncaklarıyla oyun oynamaya bayılıyordu. Sokaktan geçenleri misafiriymiş gibi düşünüyor, hızlıca fincanlarına su koyup onların haberi olmadan beraberce çay içtiklerini hayal ediyordu. Oyuncak bebeklerinden birkaçını markete göndermiş, akşam yemeği için hazırlık yapıyordu ki biri gözlerini kapatıp ‘ben kimim?’ oyunu yaptı. Elleriyle gözlerini kapatan kişinin bileklerine dokundu; ince, kemikli, narin bilekleri vardı. Bir de sol bileğinde saat vardı. Gözlerini kapatan kişi sabırsızlanmaya başladığında sokağı çınlatacak bir bağırış koydu.

  • Halaaaa!

Halasına sıkıca sarıldı. Kafasını ona yasladı ve kollarını uzunca bir süre açmadı. Halası, saçlarını kokladı, yanaklarına usulca lakin çokça öpücükler kondurdu. O ise halasının göğsünden başını hiç kaldırmak istemiyordu. Çünkü ağladığını görmesini istemezdi. Belli belirsiz birkaç iç çekti ve kollarını çözdü. Hala, gözlerinin içine baktı yeğeninin. Ağladığını anlamıştı. Ancak üzülmesin diye söylemedi.

  • Söyle bakalım, kuzucuğum ben yokken neler yaptın?
  • Sadece oyun oynayabildim. Çünkü havalar tam ısınmamış. Dışarı çıkarsam terleyip hasta olabilirmişim. Öyle dedi dedem.

Yeğenini özlemle dinledi, her kelimesini söylerken düşünmesini, bazı harfleri tam çıkaramadığı için yuvarlamasını sevgiyle izledi. Başka şehirde okumuyor olsaydı, her gün yanına gelip onunla oyunlar oynamayı, parklara götürmeyi isterdi. Okulundan fırsat buldukça geliyor. Geldiğinde de her anlarını dolu geçirmeye çalışıyordu. Ağabeyi ve yengesini kaybedeli bir yıl dolmamıştı. Ancak yeğeni Merve, yaşının kaldıramayacağı bu yükü olgunlukla karşılamış. Üzüldüğünü belli etmemek için sadece geceleri ağlamıştı. Ağlarken halasına yakalandığında kimseye söylememesi için söz verdirmişti.

-Bugün seninle ne oynayalım biliyor musun kuzucuğum?

Meraklı kocaman gözleriyle halasına baktı, sorarcasına. Halası oyunu açıklamak için oturduğu yerden dizleri üzerine dikilerek eliyle sokağı gösterdi.

  • Sokaktan bir canlı seçip onun hikayesini yazacağız. İlk ben başlayacağım olur mu?

Oynayacakları oyun merakını uyandırmıştı. Halasını onaylarcasına başını bir yukarı bir aşağı hızlıca salladı.

  • Ben şu karşıdaki çam ağacını seçiyorum. Hani binanın çatısına kadar uzamış olan çam ağacını.

Minik bir çam fidesiydim bir yaşlı amca beni buraya diktiğinde. Toprağa tutunmam için bir köküm vardı kedilerin kuyruğuna benzeyen. Kökümle toprağa yapışır yerdeki suları içime çeker ve büyümek için karnımı doyururdum. Yanımdaki binalar o kadar büyüktü ki çevremde neler olup bittiğini hiç göremezdim. Oysa ben binaların ardını çok merak ediyordum. Diğer sokaktan çocuk sesleri geldiğinde acaba benim yanıma uğrarlar mı diye heyecanlanıyordum. Ama küçük cılız bir fide olduğumdan kimse benimle ilgilenmezdi. O zaman bir karar aldım. Karşıma ne zorluklar çıkarsa çıksın merak ettiğim binaların arkasını görme hayalimden vazgeçmeyecektim. Çok yağmur yağdı, toprağım çamur oldu. Köküm dışarıda kalacak diye çok korktum. Kış geldi, karlar yağdı. Neredeyse tüm dallarım karın altında kalacaktı. Çok üşüdüm ama dayandım kışı da atlattım. Yaz geldi. Dallarım daha çok su istiyordu. Gayretimi hiç bırakmadım, tüm zorlukların üstesinden geldim. Her zorluğu başarıyla atlattığımda boyum biraz daha uzadı. Hayallerime biraz daha yaklaştım. Binayı da aştım. Artık sokakların ardındaki çocukları rahatlıkla görebiliyor ve seslerini dinleyebiliyorum. Küçükken o çok korktuğum yağmurlarda şimdi insanlar dallarımın altına sığınıyorlar. Kışın kar yağdığında üşümüyorum artık. Çocukların kar oynadıklarını izleyip mutlu oluyor ve ısınıyorum. Zorluklara yenilmedim ve hayallerine kavuşan mutlu bir çam ağacı oldum.

Yeğeni kucağında uyuyakalmıştı. Hikayeyi sonuna kadar dinleyemediği için halası sonunu şöyle tamamlamak istedi.

  • Minik çam fidesi dört katlı binayı geçmişti zorluklara rağmen. Ancak tutunduğu toprağından hızlıca yükseldiğinde bir şeyi daha iyi anlıyordu. Hayat aşılması gereken beş katlı binalarla doluydu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu