DenemeEdebiyat

Anlatamadıklarımız

Yalnız olmak güzeldir, bazen açıp bir kitap okursun, bazen bir diziye başlar saatlerce başından kalkmazsın, düşüncelerini dinlersin kendine ayıracak zamanın olur. Belki güzel sıcak bir duş alırsın, sıcak su hep iyi gelir.

Ama yalnızlık bazen yalnız değilken gelir.

Etrafında insanlar olur, birileri vardır konuşabilecek. Konuşmak istemezsin çünkü konuşsan da seni anlayacaklarını düşünmezsin. Söylemek isteyip de söylemediklerin düğüm olur boğazında. Aslında bağırmak isterken sessiz kalırsın. İşte bu sessizlik evde tek başınayken hissettiğin sessizlikten çok daha fazla dokunur.

Anlamak, anlaşılmak aslında o kadar zor şeyler değilken biz neden bunu bu kadar zorlaştırıyoruz bilmiyorum. Birinin gözlerine baktığın zaman bile hissettiklerini görmek mümkün bence. İstemekle bitiyor iş. Ama bir taraf istemedikten sonra nafile. İçini açıp anlattıklarını karşı taraf bir de mantıksız bulduysa anlattığınla kalırsın.

Bir sürü evrelerden geçiyoruz bence. Hayat zengin fakir, kadın erkek, genç yaşlı bakmadan hepimizi sınıyor. Bütün bunları kaldırabilmek için gerekli olan tek şey yanınızda sizi anlamaya çalışan, dinlerken gözlerinizin içine bakan birisi. Paylaşamadıktan sonra benim için güzel günleri yaşamanın da bir anlamı yok. Bütün günü sevdiğin, sana düşkün olan arkadaşlarınla geçirip eve geldiğinde gününün nasıl geçtiğini kimseye anlatamamak.

Bu yazının adını “Yalnızlık” koymak zor, çünkü bu kavramı üç paragrafta anlatmak belki de benim için daha erken. Anlatmak istediğim şu ki, özellikle yaşadığımız salgın dolayısıyla evlerden çıkmayıp kapalı kaldığımız bu günlerde, uzakta da olsak yakında da olsak paylaşmanın iyi geleceği.

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. İçindeki duygu fırtınası, ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi. Her şey gönlünce olsun. Tebrikler.

  2. Harika ve çok içten bir yazı olmuş melek kızımm benim …İyi ki benim kızımsın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu