EdebiyatŞiir

ZAMANIN YOLCUSU

Bazen

Kelimelerin ardına

Sessizliğin ıssız duruşuna

Saklanmak isteriz.

Ararız sükuneti etrafımızda

Uzaklaşmak ister gibi

Adım adım kat etmek isteriz mesafeleri.

Umudun ara sokağında

Yolunu arayarak

Hissederiz yüreğimizdekileri.

Dirayet timsali olmak

Değil midir?

Işıltılı bir lisanın takdirinde yer edinmek

İrade sahibi olmak

Değil midir?

Aydınlıktan taviz vererek

Karanlıklarla boğuşmayı göze almak.

Özlem değil midir ki?

Bütün bu hissiyatları

Hayallerin pençesinde yeşertmek.

Evet

Hepsi tek bir kelimedir aslında

O da özlemdir.

Kaderin o muazzam karşılaşmasında

Yıllarca bekleyebilecek güce sahip olmaktır

Belki de umudun yeşerdiği köşe başlarında

Sessizliğin kadim duruşuna bürünmektir.

Biliyorum

Yıllar sürgün edecek bizi ayrı diyarlara

Zamanın acımasızlığında

Zannederiz ki ulaşacağız mutluluğun sonuna.

Ama

Mesafeler girince araya

Ne sabrın iradesi kalır

Ne de özlemin dirayeti.

Çünkü

Kalp atışlarımız hızlanır

Nefesimiz tıkanır

Hapsoluruz

Karanlıkların tutsaklığına.

Çare değildir başını alıp gitmek

Esrar-ı kadimin vermiş olduğu

Sarsılmaz iradeyle

Yol almak gerekir

Kelimelerin kifayetsizliğine,

Sessizliğin ruhaniyetine.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu