EdebiyatŞiir

Bir Şarkılık Yol

Ağaçlar gözümün önünden hızla geçip yavaşça uzaklaşıyor.

Şehirler kavuşmayı reddediyor gibi birbirlerini itiyorlar.

Hele şu koskoca dağlar yer yarılsa utanmadan yerin altına girecekler.

Yollar uzadıkça uzadı.

Otobüsteki çocuk belli ki sıkılmış, ağlamaya başladı.

Tam o sırada şoförün camından köprü gözüktü.

Karşımda namütenahi bir deniz.

Mavilikler bugün pek bir nazlı bakıyor, yorgunluk mu hüzün mü bilinmez.

Çocuk susmuş, şoförün ayrıcalıklı manzarasının kendi camına gelmesini bekliyor gibi susmuş.

 

Yolcular indi, benimse bir şarkılık yolum daha var.

Bir ben kaldım durağına kavuşamayan bir de fazladan alınmış tiyatro biletleri.

Gün batıyor,

Yarın da batacak.

Güneşin batmayacağı bir yer bulmalıyım kendime.

Çığlık değil tınlama bırakmalıyım gökyüzüne.

Başka türlüsü güç,

Başka türlüsü yara,

Başka türlüsü süveyda…

 

Şehirler birbirlerini itmeye, yollar gitgide uzamaya devam ediyor

İki şarkılık yolum kaldı!

Üç şarkılık,

Dört,

Beş…

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu