EdebiyatHikaye

Sevce

Kadın şarkının hep aynı yerini karıştırıyordu. Adam bakışına hapsolmuşken kafesin içinde dans eden ruhunu seyrediyordu. “Seyirliksin” demek istedi.

Şarkı “Bana bitmeyen bir tek şey söyle.” derken adamın zihninden “Hasretim bitmez seninle tek ruh olmadan.” cevabı geçiyordu. Kadının benzi beyazın ilk hali gibiydi, gözleri dalgın, yanakları alışkanlığın hatırına tebessümde takılı kalmış ve yarım nefes şarkıyı dinliyor, binlerce düşünceden birini seçemeden bilmediği bir yerlerde bulunuyordu. Yorgunluk ve hayat ayaklarından yere düşmüyordu.

Kadın ellerinin adamın üzerindeki sihrine öyle hakimdi ve öyle mahir kullanıyordu ki bu sihri adamın ruhunu zalim bir hükümdarın kılıcının ucundaymış gibi azapta, merhamet ağacının dalında gibi teslimli bir huzurda tutuyordu.

Şarkılar intiharla sevişmek arasında gidip gelen seyri her ikisine de imkan varmışcasına süslüyordu.

Kadın baktıkça aşık oluyordu. Adam yazarken diğer yazamadıklarını boynunda ağırlık gibi taşıyordu.

Oysa nefesini salsa anlamaya hazırdı.

Kadın hazırdı anlamaya. Önce verdiği hissi anlıyor sonra adamın hislerini kendinden süzüp mavi bir ateşle ruhuna üflüyordu.

Geceyi sevişmek kazandı. İki bedenin intihar süsüyle.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu