DenemeEdebiyatFelsefe

Soru(n)larımız

Bazı sorular vardır;
Duraklarsınız, dalarsınız, çok kısa bir duygu durum filmi geçer önünüzden saniyeler içinde. Hepsi olup biter beyninizde ve yine rutine devam edersiniz. “İnsan Ne ile Yaşar?”dan sonra “Bir ömür nasıl yaşanır?” diye sormak gerekiyormuş. Bizi ayakta tutan sorular mı peki gerçekten? Bunun da bir soru olması üstelik…
Nasıl yaşanır? Hiç durmadan, hiç değişmeden, hiç düşmeden, hiç taviz vermeden, hiç kaybetmeden… Doğrusu bu mu?
Sizi siz yapan çizgiden, parmak ucunuz biraz çizgiyi aştı diye siz siz olmaktan çıkar mısınız? Yağmurlu havalarda şemsiyesiz çıkmayan bir insan yarın eve sırılsıklam geldi diye değişmiş midir? Varyasyonlar ve adaptasyon genlerimizin bu kadar içindeyken değişmekten ve değişmesinden korkuyor olabilir miyiz?
Değişmeden denenebilir mi, denenmeden doğru olan bulunabilir mi? Hatalar da aslında doğrularımızın bir parçası değil mi?
Peki bir insanın duruşu karşıdakinin tavrına göre hiç mi değişmez? O zaman yargılar neden tek taraflı?
Bunu yapmayacak kadar herkes mükemmelse bu sorunlar neden var oldu? Kendimizden ödün vermemek için direnirken neleri kaçırdığımızın farkında bile değiliz belki de. Batı Anadolu’nun 12.yüzyılda başlayan değişim sürecini okuyarak öğrenebilirmişiz, Roma’nın nasıl var olduğunu da. Bir çiçeğin nasıl yetiştirileceği üzerine de makaleler var, nasıl yemek yapılacağı için videolar, hatta nasıl iyi anne baba olunur diye bile raflar doldurulmuş…
Peki ya biz? Ben nasıl ben oldum? Sen ne kadar sensin? Nerede sen oldun?
Hepimizde biraz o var, biraz onlar var. Sende biraz ben varım, bende sen varsın, o var. Sizde biraz biz varız biraz onlar var. Onlarda biraz sen varsın. Çünkü beni ben yapan yegane şey benden olmayan değil midir aslında?
Bende gördüğünüz her şeyde biraz siz varsınız. Bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız eğer sizde de artık biraz ben varım.
Bir ömür yaşamda sevgiler…

gltnhzr

Sevgili Lanu...

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu