Edebiyat

Bir Destan Yaratmak

AĞAÇTAKİ ACUN

“Sabahın ilk ışıklarıyla Toğla ve Selenge ırmaklarında iki büyük boy karşılaştı bu gün. Biz savaş beklerken çadırlarından çıkan boy beyleri tüm askerleri etrafında topladı. ‘Şu büyük ağacı görür müsünüz?’ diye gürledi ikisi de. ‘Bu büyük ağacın içinden dünya yaratıldı, Bir Tanrı-Adı Acun- o ulu ağacın içinden çıktı. Dünyada tek bu ağaç bir de Tanrı Acun vardı.’ Diğer boy beyi söz istedi ve devam etti. Tanrı Acun bu ağacın tepesine çıktı. Kendisine verdiği meyvelerden iştahla yerken dümdüz olan, karanlıkta kalmış dünyaya göz gezdirdi. Elindeki meyve bittiğinde havalandığını hissetti. Uçmağa başladı. Ağaçtan meyve almayı da ihmal etmemişti. Meyve ile beraber uçarken elinden kayıp giden meyve çorak alana düştüğünde kocaman bir meyve ağacı belirmişti. Tanrı Acun irkilerek ağacına geri dönüp içine saklandığında ağacın içinden gelen ses ile yutkunmuştu. ’Dallarımdan yaprakları al!’ Tanrı Acun tekrar irkilerek etrafına bakarken gürledi ağaç. Dalları sağ sola savrulurken Tanrı Acun korku ile çıkıp ağacın dallarından düşen yaprakları aldı. Havalandı yükseldi, yükseldi. Aniden gelen fırtına dalgası ile elindeki yapraklar uçuşup farklı yerlere dağıldı.’ Boylardaki askerlerden biri heyecanla bağırdı. ’Sonra ne oldu?’ Diğer boy beyi heyecanlı askerinin sırtını sıvazlayıp devam etti. ‘O yapraklar vahşi hayvanları oluşturdu. Tanrı Acun’u gören vahşi hayvanlar ona doğru koşmaya başladı. Tanrı korkarak hızla uçmaya başladığında kanatlarındaki rüzgâr toprağı kaldırıp dağları oluşturdu. Tanrı Acun yorulmuştu, acıkmıştı. Ağaca dönüp dinlenmek için oturduğunda ağacın kökleri bacaklarını yakaladı. Yavaşça sıkıp canını acıttığında gözünden akan yaşlar toprakta çamurlaşarak insanı, onun merhametini oluşturdu. Sürüklenerek kalkarken düşen saç telleri ile oluşan insanlar, tanrının bilgeliğini aldı. Ağaç kökleri ile Tanrı Acun’u sertçe yere bıraktığında dengede duran Tanrı Acun’un ayakları altında oluşan insanlar ise Tanrı’nın yıkılmaz duruşunu aldı.‘ Askerler gölgelerinde dinlendiği ağaca başını kaldırıp bakarken boy beyi gür sesi ile konuştu. ‘Sizler,  Tanrıdan birer parça taşıyorsunuz! Ona sahip çıkın! Onu koruyun!’  diyerek gürledi.”

Yaşlı adam mektubun burada bittiğini söyledi. Minyatür masasında çizdiği ulu ağaca, ağaçtan yapılan minyatür masasına ve minyatür masasının sağlam durması için sıkıştırılmış elindeki kâğıt parçasına hayranca baktı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu