DenemeEdebiyat

Memleket Nere Hemşerim?


İnsan nerelidir sence?
Neresidir vatanım diyip hayalinde büyüttüğü topraklar?
Doğduğu yer mi? Yoksa doyduğu yer mi?

Nüfus cüzdanında kütük diye yazan köy mü? Sahi gitmese de görmese de sırf dededen kalma bir yer var diye o köy bizim köy müdür?
İnsan kültürünü, huyunu, suyunu kaybettiği bir yere ait olsa ne olur ki zaten?
Anasının atasının olduğu yer mi yoksa ölüp kabre girdiği yer mi?
Nefes aldığı yer midir vatan yoksa nefesin kesildiği yer mi?
Kalbin sevgiyle dolduğu yer mi ya da kalbin sekteye uğradığı mı?
Her taşına dizlerimizin kanı bulaşan sokaklar mıdır bize ait olan yoksa şehit kanıyla sulanan topraklar mı?
Her nerede bir can ağlıyorsa yüreğim oralı olur diyen şair mesela; nerelidir acaba?

Ana vatanında yapayalnız kalmış bir goncagül bittiği toprağa mı aittir? Ya da hiç bilmediği sofralarda ana-baba ayrı can kardeşini bulan gurbetçi mi gurbet elleri vatan diye bağrına basar?

Ayrıca niçin takılır ki insan nereli olduğuna? Bir kara toprak değil midir herkesin aslı? Ne farkeder ki toprağın rengi? Bozkırda yananla Trakya’da pişen Ege’de mutlu oluyorsa ne önemi vardır ki nüfusta yazan mahallenin?

Ben Bosna’lıyım mesela; hani nerede ailem atam? Nerede sokaklarında top oynayıp ip atladığım Saraybosna?
Sıra arkadaşım Kerkük’lü. Irak’la hiç bir bağı olmayan insanların attığı bombalarla kaybetmiş ailesini. Ne ev kalmış geriye, ne aile.. Nereli şimdi o? Nereyi anıp özlemeli memleketim diye?

Bir Rum ve bir Türk ya da bir Çerkez yanyana yaşarken huzur içinde yüzyıllardır, kim diyebilir ki onlara, siz yabancısınız diye?

Fethe katılan Osman Ağa’nın torunu mudur buranın asıl sahibi yoksa birkaç nesildir burada yaşayan Urfa’lı Hacı Yusuf mu? Hangisidir ev sahibi? Kimdir bu toprakların asıl sahipleri? Gaziler mi, şehitlerin geride bıraktıkları mı yoksa evinden yurdundan sürülüp bilmediği bir memlekette bilmediği bir dili konuşmak ve yaşamak zorunda olanlar mı?

Şimdi söyle bakalım; memleket nere hemşerim?

Tuba Özdemir

Üç adam, bir bardak çay, bir kaç kitap... gerisi laf-ü güzaf

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Nefes aldığı yer midir vatan yoksa nefesin kesildiği yer mi? Sorusuna cevap veriyorum ki ,nefes aldığım yer 🙂 Vatanı ikamet, vatanı asliden ağır basar bazen.
    Ve şu cümleye kalbimi bıraktım:
    Kalbin sevgiyle dolduğu yer mi ya da kalbin sekteye uğradığı mı?
    O kadar hoş bir edebiyat var ki soruda.
    Yine şu cümle bize eskimeyen eskileri hatırlatır:
    Bir Rum ve bir Türk ya da bir Çerkez yanyana yaşarken huzur içinde yüzyıllardır, kim diyebilir ki onlara, siz yabancısınız diye?
    El cevab:Kimse diyemez,gönüller bir olsun.
    Bu yazıyı Ben de Varım Blogu’nda okumuştum. O zaman da çok sevmiştim. Kalemine sağlık.Başarın daim olsun..

    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, kalbinizin kaldığı cümleleri benimle paylaşmanız çok ince bir hareket olmuş bunun için ayrıca teşekkür ederim. İyi ki varsınız 🌾

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu