DenemeEdebiyat

Af(fedilmek)fetmek!

Selam,

Bir düşünün şimdi, affetmek mi daha zor, yoksa affedilmek mi ya da affa layık olabilmek mi? Kimilerine göre affetmek büyüklükken, ben alttan alayım, sineye çekeyim, uzamasın mevzu demek daha yeğken, kimilerine göre de affetmek, karşısındaki insanı hata yapmaya daha da cesaretlendiren bir hareketmiş gibi gelebiliyor.

Kimileri affettim deyip kapatsa da konuyu, içeride bir yerlerde fena halde izler bırakıyor bu affetmenin yükü belki de.

Belki de affetmediklerimiz, ya da affedemediklerimiz boğazımızda yumrular oluşturuyor, nefesimizi daraltıyor, göğsümüzün üzerinde yuvasıymışçasına benimseyen fillerin yaşam alanı olmaya elverişli bir hale geliyor. Peki hangisi daha zor?

Affetmek mi, affedilmek mi?

Affedenler, her zaman büyük insanlardır bana göre. Neticede, belki tekrarı ve tekrarları olacak hatalara karşı bile gardını indirmek, sana değer veriyorum, ne yaparsan yap, başım gözüm üstüne demektir bir nevi.

Affetmek, başına gelecekleri bile bile, olayları en önden izlemeye bilet almaktır bence.

Affetmek, fedakarlık yapmaktır. Hem de, ne fedakarlık!

Canının yanacağını bile bile, belki hiç geçmeyecek izlere ev sahipliği yapmaktır bir nevi affetmek. Benim canım yanıyor, ama başkalarınınki yanmasın, varsın ben olayım kırılan, diyebilmektir affetmek.

Susarak konuşmaktır, dile dökemediklerini, gönül mezarlığının ıslak topraklarına gömmektir tek tek, affetmek.

Güzel şeydir affetmek.

Kimine göre saflıktır hani, aynı kuyuya defalarca düşmektir belki.

Peki ya affedilmek, ya da başka bir deyişle, affa layık olmak, her yiğidin harcı mıdır ki?

Her hata kabul edilmez, her hatanın bir affı da yoktur bana göre. Ama elbette affedilmeye değer olan, ufak bir gönül almayla affedilmeyecek hatalar da yok değildir hani.

Affollunmaya da layık olmak gerekir elbet. ‘Bir hata yaptım, n’olmuş yani?! diye yüz çevirmemek ve hatalarımızın telafisini etmek gereklidir kanımca.

Birinin gönlünü incitmek zaten başlı başına kötü bir şeyken ve Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ‘da bu hususta, “Bir müslüman, bir müminin gönlünü kırsa, 70 defa Kabe’yi yıkmaktan daha büyük günaha girer.” demişken, önce hatalarımızı telafi etmek ve affolunmayı beklemek de, boynumuza kalan borç oluyor pek tabii.

Affedilmek de değerlidir bence.

Düşünsenize, birinin gönlünü incitiyorsunuz -yapmayın öyle şeyler de 🙂 – sonra geri kazanmaya çalışıyorsunuz, bir çaba sarf ediyorsunuz ve karşınızdaki insan da bunun farkına varıyor ve sizi de daha fazla yormamak ve yıpratmamak adına sizi affediyor, yine gönlündeki en güzel yerlerden birini veriyor size.

Günümüzde affetmek, bağışlamak, alttan almak ne kadar burun kıvrılası bir hale geldiyse de, affetirmeyi bilen ve bir şeyleri telafi etmeye çalışan ve bu çabalamaları da karşılıksız bırakmayan insanların olduğuna ben hala inanıyorum.

Bizler faniyiz, aciziz. Elbette ki hatalarımız oluyor, hatasız kul olmaz elbette ama bizler de, üzerimize düşenleri yapmakla mükellefiz hani.

Kimi insanlar kimi insanları süründürmeyi, acı çektirmeyi sevse de, kimi insanlar affettirmeyi kendini bir eziyet olarak görse de, dünyadaki güzel kalpli insanların varlığı, içime biraz olsun su serpiyor sanki.

Ve yazımı bitirirken, söylemek istediğim birkaç sözüm daha var. Bu sözler, şuanda hayatımda olan, yeni girmiş olan ve tüm hayatıma gireceklere :

Benim de elbet hatalarım oldu, olmadı diyemem -Affediniz 🙂 – ki hala da oluyor.

Ama ben hep, özrümü dilemeyi bildim.

Kimsenin gönlünün kırık olmasına – hele ki benim yüzümden olmasına – hiçbir zaman dayanamadım ve hala da dayanamıyorum.

Özür dilemekten hiçbir zaman çekinmedim, çekinmeyeceğim ve çekinmem de.
Neden çekineyim ki çünkü? Sonuçta bir hata yapmışım ve buna bir telafi gerek, öyle değil mi? 🙂

Dipnot: Bugüne kadar gönlünü kırdığım, incittiğim, canını yaktığım herkesten, bir kez daha, huzurunuzda, özür diliyorum. Hala hayatımdaysanız ve beni hatalarımla kabul ettiyseniz eğer, bu, affetmeyi gerçekten bildiğinizden ve beni de affolunmaya layık gördüğünüzdendir. Teşekkür ederim, iyi ki varsınız. ♥

Bu yazı affetmeyenlere…
Bu yazı affedemeyenlere…
Bu yazı affetmek isteyip, gönlü acıyanlara…
Bu yazı affolunmayı bekleyenlere…
Bu yazı affetmeye her daim hazır olanlara…
Bu yazı affedilmeyi hak edenlere…
Bu yazı sana…
Sevgili okuruma… 🌼

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. bence bu yazı aynı zamanda benim gibi ilk defa bu terimin anlamını anlamaya çalışanlara ithaf edilmeli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu