Oktay Sinanoğlu ve Türkçe Diline Yapılan Soykırım

28 yaşında profesör olmak mı? Oktay Sinanoğlu (1935-2015) dünyanın en genç profesör unvanına sahip olan öğretim üyesi. Türkiye’ye katkısı hem akademik hem de kültürel anlamda çok fazla. Bye Bye Türkçe kitabında Türk dilinin çok önemli olduğunu, sondan eklemeli olduğu için de çok fazla kelime türetilebileceğini belirtiyor. İngilizcenin acınası bir dil olduğunu ve 5-6 farklı dilden oluştuğunu ifade ederek, İngilizcenin çok da önemli olmadığını ve bir dünya dili de olmadığını defalarca vurguluyor.
Bazı yabancı kelimelerin Türkçe karşılıkları
Profesör Sinanoğlu, yabancı dilden bizim dilimize geçmiş olan bazı kelimeleri kitabında bizlerle paylaşmıştır:
- Üniversite yerine evrenkent,
- Metro yerine yeraltı treni,
- Otomatik yerine özişler,
- İdeoloji yerine ülkülem,
- İnternete örütbağı,
- Fakülteye bölümce,
- İstatistik yerine sayıtım,
- Termodinamik yerine ısıldevingenliği,
- Enerji yerine erke,
- Film yerine filim,
- Molekül biyolojisi yerine özdecik dirilbilimi,
- Kültür yerine hars.
Türk diline yapılan soykırım
Oktay Sinanoğlu, kitaba çok sert bir şekilde giriş yaptı. Özellikle vurguladığı Roma İmparatorluğu’nun Keltleri dilleriyle nasıl yok ettiği, Havai milletinin Amerikan misyonerlerine satılması ve İngilizlerin de İrlandalılara dil konusunda baskı yaptığı ve kültürlerine vurduğu o acımasız baltayı bize kitabın başından sonuna kadar acınası bir şekilde izletti. Ama İrlandalıların bu konuda direnmesi ve tekrardan kendi dillerine dönüyor olmaları da takdir edilesi bir durum. Özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda başlayan İngilizlerin yaptığı dil soykırımı, İrlandalıların 19. yüzyılda verdiği bağımsızlık mücadelesi ile son buldu.
Prof. Sinanoğlu, Türk dilinin bilerek ve isteyerek yok edildiğini, halkın göz göre göre cahil bırakıldığını, okullarda okutulan İngilizcenin hiçbir işe yaramadığını neredeyse kitabın tamamında ifade ediyor. Bunları okurken bir aydınlanma yaşayabilirsiniz. Oktay Sinanoğlu bir bilim insanı. Fizik, moleküler biyoloji, kimya, matematik gibi birçok alanda araştırmalar yapmış. Üniversitelerde dersler vermiş, birçok söyleşiye katılmış, Avrupa’yı gezmiş bir kişi. Bilim insanı olmasına rağmen dil konusunda çok hassas. Yabancı dile karşı değil, ancak yabancı dilin ek bir eğitimle ayrıca alınmasından yana. 1 yıl boyunca İngilizce olarak hazırlık sınıfı okumanın zaman ve para kaybından ibaret olduğunu düşünüyor. Bu zarar hem ülke ekonomisine hem de kişilerin zaman kayıpları demek.
Prof. Sinanoğlu, Atatürk‘ün son anında bile dile ne kadar önem verdiğini ifade ediyor. Atatürk‘ün kurduğu Türk Eğitim Derneği’nin (TED) çalışmalarını anlatıyor. Kitabın tek eksisi sürekli aynı konuların dönmesi. Bunun da nedeni kitabın ilk kısmından sonraki bölümlerini, 1990lı yıllarda Oktay Sinanoğlu ile birbirine yakın tarihlerde ve farklı dergi ya da gazetelerin söyleşilerinin oluşturması.
Japonca-Türkçe kelime benzeşmeleri
Kitabın ortalarında çok tuhaf olan Japonca ve Türkçenin ortak özelliklerinden bahsetti. Evet gerçekten de ses benzeşimleri çok fazla. Bazı örnekleri aşağıya yazıyorum (İlk sıradakiler Japonca, ikinci sıradakiler Türkçe):
- Kuray-Kara
- Nan-Ne
- Onna-ana
- Azak-Ayak
- Uçi-İçi
- Katay-Katı
- İyi-İyi
- Ta-Tarla
- Yakı-Yak
- Ato-Öte
- Haşı-Koşu
- Eray hito-Er kişi
- Kongae-Hangi
Oktay Sinanoğlu’ndan kitaptaki bazı alıntılar
Bye Bye Türkçe’de alıntı yapılacak çok fazla bilgi var. Ancak ben bazılarını paylaşacağım:
“İşte bu yabancı tuzağının sonunda bir nesil içinde Anglomanlıca dediğim, yani İngilizlerin güvercin İngilizcesi dediği Tarzanca dil ortaya çıkar.”
“Kelime, laf, tabiat, sohbet, rahmet de Türkçedir; sözcük, söz, doğa, söyleşi de Türkçe.”
“Gerçek bilim dili matematiktir.”
“Türk dili kendi kendini türetme yeteneğinde bir dildir.”
“1953’ten sonra Türk parasıyla, eğitim dili İngilizce olan okullar açıldı.”
“Atatürk Türkiyesi’nin resmi eğitim dili Türkçedir. Yabancı dil ek olarak öğretilmeli, Türkçenin yerini almamalıdır.”
“Hindistan Hindu diline dönmek çabası içindedir.”
“Türk gençleri artık, Türk edebiyatının tarihini, hatta dinini, İngilizlerin kitaplarından öğrenmemeli.”
“Descartes’ı bilen ama Gazali’yi hiç duymamış bir Türk genci düşünülemez.”
“Amerika şimdi başlıca iki şey üretiyor: Biri silah, öbürü filim.”
“Dil gidince ne beyin kalır, ne ciğer, ne kişilik, ne bağımsızlık.”
“Türkiye’nin dış politikası Avrupa ve Amerika’ya yalvarmaktan ibarettir.”
“Dil bir milletin kültürünün temel unsurudur.”
“Türkiye’nin kurtuluşu, Türkçenin kurtuluşuna bağlıdır.”
“Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türk’üm diyene.”




Bir Yorum