Dizi&Film

The Walking Dead 1. Sezon İncelemesi

Robert Kirkman’ın yazarı olduğu siyah beyaz çizgi romandan uyarlama bir zombi ya da salgın dizisidir.

İncelemenin neredeyse tamamı spoiler içermektedir.

Birinci sezonda ve diğer sezonlarda da olacağı gibi olayların çoğu verdiği ya da vermediği kararlar ile birlikte Rick’in (Andrew Lincoln) üzerinden gelişir. Rick’in liderlik vasıflarının yanı sıra duygusal tarafı da ağır basar ve kararları sürekli olarak sorgulanan biri olarak karşımıza çıkar. Ancak Andrew Lincoln, Rick karakterini öyle bir canlandırır ki zombi istilasının ya da salgının gerçekten yaşandığını sanabilirsiniz. Bu nedenle The Walking Dead’in Andrew Lincoln’ün bu müthiş performansı sayesinde ayakta kaldığını düşünüyorum.

Olaylar, başroldeki Polis Şefi Rick Grimes’in vurulması ve komaya girip uyanması ile başlar. Uyandığında aklına ilk gelen eşi Lori (Sarah Wayne Callies) ve oğlu Carl (Chandler Riggs) olur. Ailesini ararken Morgan denilen adamla tanışan Rick, zaman kaybetmek istemez ve Morgan’la beraber polis karakoluna gidip silahları paylaşır ve Morgan’a bir de telsiz verir.

Ayrılırlarken Morgan’a telsiz vermesi ileride yollarının tekrar kesişeceğine işarettir.

İlk bölümde zayıf bir karakter çizen ve duygusal anlamda ayakta kalmayı zar zor başaran Rick, ikinci bölümle birlikte bir anda ipleri eline alır, baskın ve lider bir karakter olduğunu kanıtlar.

İkinci bölümde yollara koyulan Rick, ilk önce ailesinin de içinde bulunduğu grubun diğer üyeleriyle tanışır. At üstünde ilerleyen Rick, atın aylaklardan korkup onu yere atmasıyla bir anda kendini aylakların ortasında bulur. Kaçacak yer ararken polis karakolundan almış olduğu silahları elinden düşürür ve hemen yakınındaki askeri tankın içine saklanır. Şans o ki tankın içindeki telsiz çalışır vaziyettedir. Grubun bir üyesi, Glenn onu fark eder ve telsize seslenerek Rick’in oradan kurtulmasını sağlar.

Grubun yiyecek aramak için dışarı çıkmış olması Rick’in şanslı olduğu anlardan yalnızca biri. Ancak bu grup bir dükkanda aylaklar yüzünden tıkılı kalır. Rick grupla tanışır. Ama tanışır tanışmaz kendini bir kavganın ortasında bulur. Gruptaki Merle karakteri sivri ve kavgacı biridir ve T-Dog ile kavga etmektedir. Rick burada T-Dog’a hak vermiş olacaktır ki Merle’ü çatıya kelepçeler ve anahtarı da T-Dog’a verir. Rick ve ekibi dükkandan kaçış yolunu ararken T-Dog Merle’ü  kelepçelerden kurtarmaya gider, ancak ayağı takılır ve anahtarı kaybeder. T-Dog’un artık yapacak tek bir şeyi kalır. O da çatının kapısını kilitlemek ve Merle’ü aylaklardan korumak…

Rick, dükkandan çıkmanın tek yolunun aylaklar gibi görünmek olacağını düşünür ve aylak iç organlarını üstlerine sıvazlarlar ve geçici de olsa aylaklar gibi kokar ve görünürler. Ta ki yağmur yağana kadar… Yağmur üstlerindeki kokuyu bastırır ve aylaklar arasında kalırlar. Bu, belki de dizinin en iyi sahnelerinden biridir.

Burada kilit noktalardan biri Rick’in Merle’ü çatıya kelepçelemesi. İleride Merle ile tekrar karşılaşacağız gibi.

Rick üçüncü bölümde ailesiyle buluşur. Ama bu Rick’in en yakın arkadaşı olan ve aynı zamanda silah arkadaşı da olan Shane’in işine gelmez. Çünkü eşine Rick’in öldüğünü söylemiştir. Aslında Shane, Rick’i kurtarmak için elinden geleni yapmış ve kurtaramayacağını anlayınca bırakıp gitmiştir. Burada kendince nedenleri vardır.

Çatıda kalan Merle’ü kurtarmaya geri gelen grup Merle’ü değil de elini bulur. Kardeşi Daryl (Norman Reedus) küplere biner, ancak elinden bir şey gelmeyeceğini o da bilir. Merle’ün çatıdaki elini alıp oradan uzaklaşırlar.

Daryl Dixon karakteri çizgi romanda olmamasına rağmen dizi kurgusunda yer almaktadır.

Merle’ü arama işleri devam ederken bir anda karşılarına çıkan başka bir grupla çatışırlar. Bu, dizide insanlar arasındaki resmi olarak ilk çatışma. Bu grubun tek amacının huzurevindeki yaşlıları korumak olduğu daha sonra anlaşılır. Eğer burada Rick’in grubu uzun soluklu bir çatışmaya girmiş olsaydı grup baştan dağılmış olurdu. Rick’in, polis karakolundan almış olduğu ve neredeyse onlar için öleceği silahları huzurevindeki koruma görevini üstlenenlere vermesi duygusal tarafının çok ağır bastığını gösterir ki bundan dolayı kararlarının sürekli olarak eleştirildiğini ileriki bölümlerde de göreceğiz. Rick bir yandan bunları yaparken geride bıraktığı grubu aylakların saldırısına uğrar. Zaten küçük olan gruplarında az sayıda insan kalır. Ölenlerin arasında Andrea adındaki kadının kardeşi de vardır.

Rick bu arada Morgan’a verdiği telsize ulaşmaya çalışır. Bu da Rick’in duygusal tarafını daha da pekiştiriyor, herkese umut vaat eden biri olarak gözüküyor. Ancak cevap gelmedikçe de bir taraftan umutsuzluğa sürükleniyor.

Dördüncü bölümden itibaren ölülerin yakıldığını görüyoruz. Yakmaları gerektiği bilgisine nasıl ulaştılar neden yaptılar şimdilik belirsiz. Yakmayıp oradan ayrılabilirlerdi de.

Saldırıda ısırılmış olan ve bunu saklayan gruptan biri için zor kararı vermek yine grup lideri Rick’e düşer. Daha sonra yaralı adamı bir ağacın altına bırakırlar ve Rick ona bir silah verir. İlerleyen bölümlerde de Rick’in insanlara kendi seçimlerini yapmaları için silah vereceğini çokça göreceğiz. Bunca şey yaşanırken Shane, Rick’e uzaktan nişan alır ve bunu gruptan Dale görür. İleride Dale’in tüm sırları bilen, onları sezen, fikir alınan, danışılan biri olduğunu anlayacağız.

Grup saldırıdan sonra nereye gideceklerini tartışır. Fikirler havada uçuşur. Varsayımlar yapılır, mesafeler hesaplanır ve en sonunda Hastalık Kontrol Merkezi’nde (HKM) karar kılınır ve yola koyulurlar.

Hastalık Kontrol Merkezi’nde tek başına çalışmalarını sürdüren Virolog Doktor Jenner tesiste en iyi denek numunelerinden birini, yaptığı basit bir hata yüzünden kaybeder ve bu aslında her şeyin başlamadan bittiğine işarettir. Yani artık yeni bir umut olmadığına…

Dr. Jenner, tüm çalışanların kaçmasına rağmen tesiste mücadele etmeyi seçen tek kişi olarak göze çarpıyor. Doktorun Rick ile ortak yönleri bulunuyor. Hem doktorun ailesini çok sevmesi hem de zor kararlar verebiliyor olması Rick ile ortak yönlerinin olduğunu gösteriyor.

Grup HKM’ye ulaşır. Ama merkezin kapısını çalmalarına rağmen kapı açılmaz. Tam geri dönecekleri sırada Rick kameranın hareket ettiğini ve içeride birinin olduğunu anlar. Ancak kapı açılana kadar Rick kameraya yalvarır ve sonunda kapı açılır.

Doktor, gruba tesisi gezdirir, karınlarını doyurur. Kitaplar okunur, yemek masasında şaraplar içilir ve herkes umutla dolar. Ancak grup Doktor Jenner’in elinde hiçbir şey olmadığını henüz bilmiyordur.

Ama gerçek çok geçmeden anlaşılır. Doktor yaptığı deneylerden bahseder ve aylaklar hakkında bilgi verir:

“Aylaklar, kalan ‘beyin sapı’ ile hareket edebiliyorlar. Aslında ölü değiller. Beyin sapı dışında kalan alan karanlık, cansız ve ölü. Beynin ön lobu neokorteks, yani insani kısım geri gelmiyor. İç güdülerle hareket eden boş bir beden haline geliyorlar. Olayın mikrobik, viral ya da parazitsel olabileceğini düşünüyorum.”

Grup tesisten ayrılırken Doktor Jenner Rick’in kulağına bir şeyler fısıldar…

İlgili Makaleler

4 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu