İncelemelerKitap

Katil Doktorlar ve Ürkütücü Hikayeleri

Yazara göre katil doktorlar (yazar da bir doktor) pişmanlık duymayan, ikna edici konuşan, kendine güvenli, başkalarının duygularına ilgisiz, aşırı şiddet içeren ve sadist fantezilere ilgi duyan psikopatlardan oluşuyor. Bu doktorların avantajları ise suçu daha rahat gizleyebilme kolaylığına sahip olmaları. Duyarsızlaşma süreci de tıp eğitimi sırasında kadavra kesmek ve otopsilere katılmak ile başlıyor.

Kitapta geçen doktorlar (Harold Shipman, Michael Swango, Harry Bailey, John Bodkin Adams, Radovan Karadziç) kurbanlarına siyanür enjekte eden, eşyalarını çalan, cesetlerini kirece gömen, onları yakan, nehre atan, her türlü işkenceyi yapan, tecavüz eden, haşlayıp yağını boşaltan, iskeletlerini tıp okullarına satan psikiyatrik açıdan kategorize edilemeyen hayvanlardır. Onca kötülüğü yaparlarken de bir aşamadan sonra ne yaptıklarını fark ederler ama gururlarından dolayı gerçekleri kabul edemedikleri gibi yaptıklarından da vazgeçemezler.

Bu gerçek karakterlerin ya babaları kötü oluyor ya doğumda başlarına bir şey geliyor ya da çocuklukta hastalık geçiriyorlar veya en kötü ihtimalle ileriki yaşlarda bir sorunları oluyor. Mesela kız arkadaşının terk etmesi gibi… Yani aslında kötü değiller, kadersizler diyelim.

Kitabın bir bölümünde tıbbın ticarete, ticaretin de tıbba katkısından söz ediliyor. Bazı rutin şeylerin mesela menopoz, şişmanlık, ölüm gibi rutin vakaların fiziki ya da psikiyatrik bozukluklara dönüştürüldüğü yazılmış, haksız da sayılmaz… Bu durum, bu alanlarda geliştirilecek pahalı ilaçlara mali destek veya bunların dağıtımı için onay talep edebilecekleri anlamına geliyor.

Eskiden doktorlar “Demiurgos” denilen tanrılara benzetilirmiş. Ancak şimdilerde artık hastalar, bağımlı oldukları ilaçları vermeyen doktorları dövüyor, onlara dava açıyor ve kendileriyle seks yaptıkları için meslekten menettiriyor.

Kitapta öyle bir doktordan bahsediliyor ki lakabı doktor ölüm: Harold Shipman. Hastalarını yaşlı insanlardan seçiyor ve onlara ölümcül dozlarda morfin veriyor. İşin ilginç tarafı katil doktor olduğu anlaşılıp hapse atılınca hastaları inanmak istemiyor ve hatta başka doktorların hastaları Shipman serbest kaldığında kendi doktorlarını bırakıp Shipman’a gideceklerini söylüyorlar.

Bir keresinde hücresinde intihara kalkışan bir tutukluyu canlandırarak hayata döndürmüş olan öfkeli, çok mutsuz ve kronik depresif olan ve yaklaşık 450 hastayı öldürmüş, dünyanın açık ara en korkunç seri katili… En sonunda da kendisini asmış.

Bir ara ötenaziden de bahsetti. Hatta bunu Nazilerle ilişkilendirdi. Naziler, toplama kamplarındaki insanları acıyarak değil de acımasızca öldürmüşler. 1939’daki Hitler, sakat ve hastalar için merhametten öldürme adı altında bugünkü adıyla ötenaziyi uygulamış oldu ve bunun arkasından da herkesin bildiği gaz odaları geliyordu.

İngiliz psikiyatr Herbert Kinnell de tüm meslekler içinde en büyük katillerin doktorlardan çıktığını söylüyor.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Gerçekten çok ilgi çekici.. Tüyleri diken diken yapan bir kitap..Okuyabilir miyim bilemiyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu