EdebiyatŞiir

Mutluluk Tohumu

Oysa herkes kalabalıktır, sonbahar ayı gelene kadar,

Aslında içimizde bir buğulu pencere gibi…

Yolculuklar ne için olur ?

Yalnızların daha yalnız olduğunu anlamak için mi?

Yoksa yalnız kalıp kendimizle baş başa kalıp bazı düşüncelerimize anlam yüklemek için mi?

Hayat, doğru soruyu sormaktan ibaret.

Cevaplardan çok sorularla ilgileniyorum…

Olgun değilim, sadece daha gerçekçiyim artık…

İnsan ruhsal çöküntü içinde bedbaht hissettiğinde, bedensel hiçbir uyarıyı hissetmiyor.

Kendimle kavgam bitmiyor…

Gönlüm soluk…

Beni anlayan biri olsa onu hep severim, sayarım

Bir büyüğüm gibi…

Bize biraz sevgi, biraz mutluluk tohumu gerek

yüreğimizde yeşermesi için…

Umumiyetle hayatımın ellerimden kayışını izliyorum.

Ah! Bu yazmak olmasa…

İçimdeki çalkantıları kime anlatırdım…

Dem vuruyorum geceye, gelene geçene,

En çok da zamana…

Ne zaman sabah olur bilmiyorum.

Gecenin derinliğindeyim,sisli puslu…

kim bilir belki bu sabah, belki geceden sonra?

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. Güzel yazı tebrik ederim:)
    Böyle olmak zor elbet bir gün ışığına kavuşur insan. Sadece bazen bulunduğumuz kabuktan çıkmak gerekir. Bu ise sancılı, ağrılı bir süreçtir. Senin de dediğin gibi hayat ellerinden kayıyormuş hissi verir. Ama her gecenin bir de sabahı vardır. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu