DenemeEdebiyat

Kim Bilir…

 

Belki de bu bir işarettir Tanrım ne dersin?

Hani şu ilmek ilmek işlediğim yarım kalan aşkla solan kadına dönüştüğüm o an…

Hiç sevilmeyen saçlarımdan koparılan çiçekler yok olduğunda bitmek bilmeyen yakarışlarım

Koklanmak yerine hırpalanmak isterken…

Bilmem anımsar mısın saçlarımda pembe sardunyalar saklamıştım senin için

Kalp ritminde çiçek açtıran bir kadın olmak istemiştim sadece bir an göz göze gelebilmek adına…

Bağışla beni Tanrım yanılmışım…

Biz bu çağın terkedilmiş yalnızları birini son kez görmek gibi acıklı yazgılarımız

İçten bir sarılma, her şeyin yoktan var olduğunu gösteren tebessümler…

Bir film sahnesi gibi özel, ulaşılmaz…

Kimi zaman sahte, kimi zaman olabildiğine gerçek…

Bende buyum işte…değişmem. Başka bir kıtadan seslenişim; zamanın silüetine rest çeken ürkek ve acımasız adamlara… alışmayacağım.

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu