Saatleri Ayarlama Enstitüsü Kitap İncelemesi

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962) tarafından 1961 yılında yayımlanmıştır. Tanpınar bu kitapta, kendi hayat hikâyesini kurgusal bir şekilde bizlere sunuyor. Aile hayatından, çocukluğunun geçtiği yerlerden bahsediyor. Enstitüdeki hocalarından yoğun bir şekilde bahsederek de bizi konunun içine çekmeye çalışıyor. Ancak kitabı yermek için söylemiyorum ama hikâye neredeyse acıklı bir romana dönüşüyordu. Ne yazık ki, belli dönemlerde yazarlık yapmış bu güzide yazarlarımız, günümüz dizi ve film senaristlerini aratmıyor. Acı üstüne acı, dram üstüne dram…
Fakirliğin dramını yazmak çok mu kolay geliyor? Yoksa bu tür eserleri kaleme almak diğer türlere göre daha az bilgi mi gerektiriyor, bilemiyorum. Mesela bilimsel bir alanda yazmak net bilgi isterken, drama türünde edebî bilgi yeterli olabiliyor sanki. Belki de bu yüzden kitaplar giderek daha acınası bir hâle bürünüyor. O dönemin hem gerçek hayatında hem de o döneme ait kurgu eserlerde, ağır dramatik olayları abartılı bir şekilde görüyoruz.
Yine de benim bu bakış açımdan ziyade, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ne bir de edebî yönden bakmak lazım. Yerli edebiyatımızda önemli bir konumda olan bu eser, konusu itibarıyla kendi döneminde gerçekten fark yaratmıştır. Tanpınar, “zaman“ kavramını baştan yazmış, namaz saatlerinin doğruluğu üzerinden bu konuya dikkat çekmiştir.
Her şeyi bir kenara bırakırsak, okuması oldukça zor, akışı zaman zaman tıkanan bir kitap. Eski Türkçe kelimelerin çokluğu da insanı kitabı okurken yıpratıyor. En azından yeni basımlarda bu göz önünde bulundurulabilir. Bu yüzden açıkça söylemem gerekirse, tavsiye etmiyorum.



