Bir Dinozorun Gezileri Kitap İncelemesi

Bir Dinozorun Gezileri, Mina Urgan’ın 1999 yılında yayınladığı ve gezi yazılarını yazdığı ikinci kitabıdır.
Kitabın en başlarında yemek yemenin zevkinden bahsediyor. “Basit bir pilav bile benim işimi görür” diyor. Ama gel gelelim “Ustaca fırınlanmış bir ahtapot güveci sofraya getirilince heyecanlanmayan biri, Boticelli‘nin bir tablosu karşısında da heyecan duymayacak gibi gelir bana” diyor. Ne kadar da sığ bir görüş!
Mina Urgan bunları nerede dile getiriyor? Bodrum‘da ya da İstanbul‘da. Herkesin normali buymuş gibi bir anlatım tarzı var, bana pek uymadı. İşin anlamadığım diğer kısmı ise bu kitabı zamanında okuyanların “Aynı biz de öyleyiz” tarzındaki söylemleri. Bu insanlar nerede nasıl yaşıyor da herkes bu kitabı sevmiş? Çoğunluğu fakir ve umutsuz olan bir milletin ahtapotla nasıl işi olur, ne kadar işi olur?
Ülke ülke gezmiş, çok güzel fırsatlar yakalamış bu konuda. Ama bu değirmenin suyu nereden geliyor diye de merak etmiyor değildim. Kitapta bir ara gezmek için birilerinden borç aldığını yazmış, çok ilginç. Ayrıca kardeşi de konsolosluk görevlisi olduğu ve sürekli yer değiştirdiği için de bu gezme fırsatlarını bulmuş. Bazılarını daha az da olsa Fransa, İngiltere, Belçika, Danimarka, İtalya ve birçok ülkeyi gezmiş.
Bir Dinozorun Gezileri kitabında elle tutulur bir yan bulmaya çok çalıştım. Ne yazık ki bulamadım. Yaklaşık 200 sayfalık kitabın belli başlı noktalarında sürekli “Ben ateistim” yazmasını garipsedim. Dininin ya da dinsizliğinin bizi hiçbir zaman ilgilendirmemesi gerekiyordu. Ama bunu üstüne basa basa yaptığı için garipsediğim bir başka durum da bu oldu.
Bir Dinozorun Anıları kitabına yakın bir kitap. Hikâyeler iki tarafta da hemen hemen aynı. “Şunu yedim, bunu yaptım” diye diye kitabı bitirdi. Aslında yıllardır çok merek ettiğim kitaplardan biriydi. Ancak içerik olarak kaliteli bulmadığım için tavsiye etmiyorum.



