Yıllardır Yürünen Yoldaki Yalnızlık

Yürüdüğüm yollar her zaman düz değil.
Saptığım yollar da var hayatımda…
Bunu bazen gerçekle yüzleşmek için,
Bazen de gerçeklerden kaçmak için yaptım.
Ama yine en sonunda yolumdan sapmış oldum.
Doğruyu bulmadım, bulamadım.
Sonuçta bu bir kaçıştı; bir şeylerden kaçmak…
Herhangi bir şeyden.
Bir sonuca ulaşmak değil de daha çok kendinden uzaklaşmaktı bu.
Uzaklaştıkça kaçtım, kaçtıkça uzaklaştım.
Varmak istediğim bir nokta da yoktu,
Ulaşmak istediğim bir son da…
Aslında sadece gitmek istedim, yolu da hiç merak etmedim.
Düz müydü, eğri miydi, yokuş muydu!..
Anlamı da yoktu ki bunun!
İster düz olsun,
İster yokuş…
Sadece yürüdüğüm yolda olmak istedim.
O yolda yürümek istedim defalarca.
O yüzden kimsenin anlamadığı o yolu anlatmak istedim.
Ama o yolda beraber olmak var,
Hiç o yol yalnız başına çekilir mi?
Saptığınız yoldan sizi tekrar geri döndüren birinin olması gerekmez mi?
Güldüğünüzde size eşlik eden?
Ya da ağladığınızda sizden çok üzülen?
Sizi doğruyla yüzleştiren?
Ama kim doğruyla yüzleşmek ister ki?
İşte benim doğrum o yolda olmak, o yolun sonu değil.
Yolun sonundaki doğru değil.



