DenemeEdebiyat

Sessiz Dizelerin Acılı Çığlıkları -6-

Unutmak istediğim ne çok şey varmış meğer. Anılar, güldükçe bile canını yakabiliyormuş insanın. “Oysa gülüyorsun, mutlusun.” Öyle değilmiş işte. Gülmek; acılarını saklamakmış, gözyaşlarını içine dökmekmiş. Kimseye tek kelime etmeden çok şey anlatmakmış gülmek. İçindekileri kusmak meğer hiç iyi gelmiyormuş insana. İçinde tutmak daha çok öldürüyormuş. Hiçbir şey… Ama hiçbir şey geçirmiyormuş içindeki o derinlere işlemiş yarayı.

Acının sessiz çığlığı… Anlatılamayan, aktarılamayan, tarif edilemeyen; en acısı da düşünmeyi bile unuttuğun o an. Yemeyi, içmeyi, uyumayı, yürümeyi, sevmeyi… Her şeyi unuttuğun o an. Dediğim gibi, tarif edemem amma velakin geçmişte bir yerlerde yaşadıysan hissedersin. Dedim ya; gülersin, hiçbir şey söylemeden ama çok şey anlatır o gülüş. Öyle işte.

Hiçbir zaman geçmeyecek, unutamayacaksın ve alışamayacaksın. Onunla yaşamayı öğrenirsin belki. Belki de öğrenemezsin. Yaşıyorum sanar her gün bir parça daha ölürsün. Dedim ya, geçmeyecek. Her gün biraz daha işleyecek bedenine ve sen, her gün biraz daha öleceksin.

Her şeyin en kötüsünü düşüyor demeyin. Ben sadece yaşadıklarımı anlatıyorum size. Yaşamadıklarımı ya da yaşayamadıklarımı değil.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu