DenemeEdebiyat

Tasavir

Yıllar boyu insan hafızasından çıkmayan ve anları yaşatan, o resimdeki kim diye sordu gözlerimin içine bakarak. 

“Cümlelerimin organlar ve sistemlerle bütünleşmiş hâlidir.” dedim. Belli ki çokça bir anlam ifade ediyordu, gerçi ‘çok’ bu cümlede hiç kalmadığı kadar aciz ve az mı kalıyordu acaba? Çok fazla irdelemeden yeniden sordu. 

-Kim? 

“Sözcükleri gönlüme bağlayan satırlarım.”

diye yanıtladım bu sefer de. Edebî bir cevaptan başka bir şey duyamayacağını anlayınca kahvesini yudumlamak için pencere kenarındaki masaya geçti. 

Ardında bıraktı sorularla boğduğu beni. O an orada öylece cebelleşiyordum şifa bulmakla, bulmaktan öte elimde bir fener geziyordum tüm ormanları. Bilmiyordum temeli, ne yapmam gerektiğini. Sordum kendime, sorarken sesli düşündüm belli ki fark etmeden. Ve kahvesini yudumlarken orada duydu, arayışı. Ama duymamazlıktan geldi, kendi yollarımı çizmem için. Daha doğrusu kendi aklımla kendi çizgilerim içinde bir yola varmam için bekledi. Baktı işin içinden çıkamıyorum, pencereden ileriye bakarken her şeyi durduracak o soruyu sordu:

-Fotoğraftaki kişi sana nasıl sesleniyor?

-Sevgiyle. 

-Hayır bu senin bakışın, onun bakışından söyle. 

-Her daim öğüt ve övgüyle.

-Bak bakalım o hâlde, sana her an iyi gelen insanın gözlerinden anlarsın ‘an’ ve ömürde yardım edeceği cümleleri. 

-Fotoğrafın içine uzun uzun baktım. Ve şu cümleleri geldi kulağımdan yüreğime: 

“En büyük şifa insanın kendisini tüm gerçekliğiyle görebilmesi, kabul edebilmesi, sevebilmesidir. Ama sevebilmesi gördüğü eksik yanlarını gidermek için gösterdiği çaba kadardır. Bu yüzden insan önce sevmeye kendisinden başlamalıdır.” 

Eminim ki bu diyişle sevmeyi başarabiliyordum, o hâlde kendimi sevmekle mi başlamıştım yoksa insanları daha çok severek hümanist bir bakış açısıyla mı adımlarımı hayat yollarının üzerine çivi gibi çakmıştım? Sorulacak çok şey olsa da tek bir öğüt götürüyordu beni kendi içimde bir yolculağa: “Önce kendini sevmek, kabul etmek”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu