EdebiyatKitap

Gülüşümdeki Gözyaşlarım -Giriş-

Yaşamak neydi? Ya da yaşadığını hissetmek?

Özgür olmak mı? Mutlu olmak mı? Belki aşık olmak? Sevilmek? Sevilmemek?

Hepsi bir nebze yaşadığını hatırlatıyor insana. Belki de yaşayamadığını?

Yaşamak… Ne kadar basit bir kavram gibi geliyor insana, değil mi?.. Herkes, özgür bireyler olduğumuzu söylüyor. Oysa bana hiç öyle gelmiyor. Sonra mutlu oldum diyorum belki de aşık; ama kısa sürüyor, çok kısa…

Basit cümleler dile getiriyorum oysa, ama yine de doluyor gözlerim. Duygularımla başa çıkamıyorum her zamanki gibi. En basit bir şey bile çok ağır geliyor artık bedenime. İsyan ettiğimi sanmayın, mutluyum aksine. Bütün bu zorluklara rağmen bedenime yaşama gücü veren Rabb’ime şükrediyorum.

Defterimin kapağını kapattıktan sonra tekrar aynı yere koyuyorum. Okul kitaplarımın arasına, kimsenin görmeyeceği bir şekilde. Yangından mal kaçırır gibi yazdıklarımı saklıyorum, evet. Sonra babamın şu sözleri yankılanıyor kulağımda:

“Yazar olmana izin vereceğimi mi sanıyorsun? Boş hayaller kurma!”

Ah gözlerim, ah! Daha dökecek çok gözyaşınız var. Ve ben, gün geliyor; ağlamayı bile unutuyorum. Evet, yaşım küçük diye önemsemediğiniz hayatıma; ne acılar, ne yaşanmışlıklar, ne tecrübeler sığdırdım bir bilseniz! Ah, bir bilseniz!

Böyle konuşunca “Anlat da bilelim” diyor insanlar. Anlatmaya kalkışıyorum; sözümü yarıda kesiyor, başlarından savıyor ya da sessizce dinleyip sonunda “Anlıyorum” diyerek kesip atıyorlar.

An-la-mı-yor-lar! Dünyayı kimse benim gözümden görmedi ki anlasın. Kimse kimseyi anlayamaz, diyorum. Hiçbir şeyi anlamadıkları gibi bunu da anlamıyorlar. Bakın bana, derslerini benimle paylaşan insanlara “Anlıyorum” demiyorum. “Düşündüm de”, “Empati kurdum da” gibi şeyler söylüyorum. Dünyayı onların gözünden, bedeninden görmedim ki anlayayım onları.

Şimdi yaşadıklarımı anlatıp da beni anlamanızı beklemeyeceğim tabii. Sadece görün istiyorum; yaşı kaç olursa olsun herkesin duyguları olduğunu, kalplerinin kırılabildiğini, çok ufak bir şeye üzüle bildikleri gibi çok ufak bir şeyle mutlu da olabildiklerini… Ve daha niceleri.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu