DenemeEdebiyat

Anlaşılmak ve Anlamak

Anlaşılmak anlamaktan daha zordur. İnsanlar olarak bizler, düşünmeden konuşmaya, dinlemeden cevap vermeye, tanımadan yargılamaya çok yatkınız. En yakın olduğun insanlar bile aslında ne kadar tanıyor ki seni? Sen izin verdiğin kadar tanırlar.

Belki birilerinin seni anlamasını istiyorsun ancak anlamak için tanımak gerekir. Tanımak demek de o kişiyi bilmektir. Ama bu mümkün değil çünkü aslında sen değişmedin, her gün başka bir insansın. Her gün yeniden açıyorsun gözlerini yeni bir güne ve yaşayacaklarını bildiğini sanıyorsun. Ancak hayat sadece planların bozulmasından ibarettir. Gördüğün her nokta ve kokladığın bütün kokular sende bir his uyandırır ve sen, her gün algıları değişen bir canlısın. Sen sabit olamazsın, duygu durumun, ruh halin de diğer insanlar gibi oldukça değişken. Bundandır ki yaşadıkların için kendini suçlama. Kendini sev, çünkü kendinden başka kimsen yok.

Dünya denen gezegende bir yıldız tozu olmaktan başka bir amacın yok. Yaşadığın hayat sana özünde çok canlı ve gerçek gelebilir. Gerçek böyle değildir. Çünkü gerçek yoktur. Algılayış tarzının her gün değişmesi gibi, gerçek de her gün değişir.  Çünkü biz insanlar, dünyaya insan olma deneyimi yaşamaya gelmiş spiritüel varlıklarız.

Maddesel dünya seni içine çekebilir, hatta seni özünden de uzaklaştırabilir. Kendine sahip çıkmak senin görevin.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu