DenemeEdebiyat

Hayat Ayracı

Bazen hepimizin yaşamaktan sıkıldığı, sorunlarla boğuşmaktan yorulduğu zamanlar oluyor. Keşke kısa bir süreliğine sessize alabilsek dünyayı. Çok kısa bir süre de olsa yaşantımıza mola verebilsek. Bir kitabı okurken yorulduğumuzda, nasıl kitap ayracını arasına koyup sonra kaldığımız yerden devam edebiliyorsak okumaya, hayatımızı yaşamaya da kaldığımız yerden devam edebilsek. Keşke bir Hayat ayracımız da olsa…

Acılarımızı, üzüntülerimizi, mutluluğumuzu, sevincimizi, çocukluğumuzu, aşklarımızı hepsini ayırabilsek sayfa sayfa. Çocukluğumuzun o masum yanından çıksak bir durak nefes alsak. Gençliğimizin asi vurdumduymaz hallerinden çıksak biraz pişmanlık duysak. Çok sevdiğimiz bir kalpte biraz demlense yüreğimiz. Olgunlaşsak biraz da geçmişin pişmanlığını yaşasak. Ama ayracı kaldırdığımız an daha güçlü devam edebilsek yolumuza. Daha bir dinlenmiş, daha bir kendimize gelmiş, daha bir yenilenmiş…

Umut dolu bakabilmeyi öğretse her durak bize. Farklı bakış açıları geliştirmeyi, başkalarının gördüğü gibi görebilmeyi de öğretse bize. Tozpembe bulutlara çıkarıp, oradan aşağıya bıraksa bizi. Yere çakılmadan ayağa kalkılmaz ne de olsa. Tekrar dirensek, yeniden başlasak o yolu yürümeye. Yürüdüğümüz o yol bizi bambaşka bir şeye dönüştürse. En başta hepimiz o saf, masum, tertemiz, özensiz büyüyen papatya değil miydik ne de olsa? Şimdi kaktüse döndük çok mu? Dönüşümden önce bize bir hayat ayracı gerek ama. Yeni bir şeye dönüşebilmek için.

Bazılarının korkusu ayracın olduğu yerden tekrar başlamak istemezsem diyedir belki de. Yok öyle hemen kaçıp gitmek. Hangi yazar bile isteye yarım bırakmış kitabını yazmayı. Hangi şair şiirini yarım bırakmış okurken. Hangi bestenin tınısı kulaklarda yarım kalmış. Hangi ressam bitirmeden resmini kalkmış tuvalin başından. Hangi hikaye yarım kalmış dilden dile gezerken. Bu da senin hikayen değil mi? Yaşa öyleyse…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu