Deneme

“Kalmak İhtimali” Kalsa

“Ellerini, giden bedene arkası dönük şekilde uzattı. Dolandırmadı sözcükleri, gitme dedi. Kalbi ağrıyorken kapısını çalan ihtimaller yığınla karşıladı o sırada. İhtimaller arasında boğulacağını bile bile öylece onu aradı. Canını aradı, kalbinin en güzel köşesini.

Bakınmakla yetindi yalnızca, bulamadı aradığını. Yüreğine saplanan ufak bir ağrı girdi daha sonra araya. Bundan sonra hiç görmeyeceği ihtimalleri gözyaşlarını yollara, yüreğini çıkmaza sürüyordu. İçeriye aldığı her ihtimali güler yüzle karşılamaya çalışıyordu. Belki o da vardı içinde. Kim bilebilir ki? Ama hisleri… Hisleri onun olmadığını söylüyorken aklı birçok ihtimal olduğuna ikna edebilir miydi? Gitme demesi bir şeyi değiştirmeyecekti, yalnızca duygusal birkaç bağ tetikleyecekti. Yine de çekinmedi, ihtimallerden kaçmadı; uzattığı elleri bir elin tutunmasıyla karşılık buldu. Ve bu onu mutlu etti, düşünmüştü; belki o da vardı içinde. İşte o an ihtimaller içinde olduğuna bir kez daha emin oldu. Gelen ellerin nefesi ile çekti onu bedenine dönük olduğu yere. İhtimaller kapısını kapattı aniden. Gelecek başka bir şey yoktu, gözleri gözlerindeyken. Gözlerinin içine baktığı, şimdi misafir ettiği ihtimalleri arar oldu. O da öylece dikti gözlerini gözlerinin üstüne. Tüm ihtimaller yüzüyordu bilinmeyenlerde.

Elleri buz gibiydi, fark ettiğinde; bir daha gözlerinin içine baktı. Ellerini çekti, soğukluğu hissetmesin istedi; korktu. Gideceğini söylemekten korktu belki de. Oysa gizlice bu eylemi gerçekleştirdiğinde ciğerini delip geçeceğini bilmeliydi. Bilemedi. Yığınla gözlerinden gözlerine duygu akışı sağlandı. Bir daha bu gözleri böyle görememenin ihtimallerini kapı dışarı etmeliydi. Onu ayağa kaldıracak tek şeydi gözleri. Böyle… Olur muydu böyle bırakmak? Gözlerden ırak, sözlere muhtaç bırakmak. Görememek onu korkutuyordu. Özellikle bilememek canını yakıyordu. Gideceğini söylemeyen ilaç, öylece gözlerini ayırmıyordu. Gideceği için mi bu derinlik? Yoksa kalıp her gün yeniden aynı anları yaşamak için mi?

Gözleri şu ana kadar yazılmamış dizelerin altındaki imzaların tümü kadar değerliydi. Yüreğini, gözleriyle ayakta tutmaya çalışan kişi işte bu gitme ihtimali ile ne yapacaktı? Yaslandığı tüm duvarlar yıkılacaktı. “Bırakmaz” diye tahmin etti yeniden. Okumuştu sonuçta ona iki dizelik bir duygu. Okuduğu yerde şöyle diyordu yazar:

“Yüreğimden tutmuşsun gibi bu hayatta,

Bırakman, verilmiş en ağır cezadır bana.”

Bunu okuduktan sonra korkar mıydı?

Misafir ettiği ihtimaller yavaş yavaş gidiyordu yanından. Kalan iki şey vardı bu dizeleri tekrar ettikten sonra: Kalmak ve Gitmek. En acı iki ihtimal dizelerle birlikte ona bakıyordu sakince, bir de hayali o. İhtimallerden biri gitmek zorundaydı. Çünkü biliriz ki ‘İki cambaz bir ipte oynamaz.’ İhtimalleri; gözlerinin önünde onun hayali, yüreğinde en güzel anıları, aklında ona armağan satırları ile bekliyordu. Biri gidecekti ve bu koca bir meçhul idi. Giderse felaketi olurdu, en ağır cezayı çekerdi belki de. Bunu yaklaşık uykusuz geceleriyle birlikte dört güne öğrenecekti. İki ihtimal arasına sıkışmış kafasını kaldıramıyordu onu göremediği haftalarca. Kalan günlere sevincini paylaşırken bölünen uykularının haddi hesabı yoktu.”

Hikaye şimdilik burada bitmeliydi, devamı kavuştuğumuzda yahut sonsuz bir ayrılığa adım attığımızda belli olacaktı.

Günler geçti…

“Aldığı güzel haberle atladı yüreğini elinde tutan güzel ruha. Bir dakikalık “Aidiyet” hissetti, sarıldıkça korku bir kenarda uzaklaşıyordu. Yerini huzur ve mutluluğa bırakmış, tebessümlerin yarattığı o güzel tabloyla baş başa kalmıştı. Ne hissettiğini bile anlamıyordu, o kadar içten yaşamıştı ki hislerini; ne kendi biliyordu ne de içini oyduğu ruhu. Bir şeyi biliyordu yalnızca, tek bir şeyi. Kaybetme korkusunun ne acı bir şey olduğunu. Afalladı. Görünce boynuna atlamanın verdiği sevinç utanç birbirine girmişti adeta. Hissedemedi bile kollarını sardığı bedeni. Ardından kokusu burnuna ilişti bi’ an. İşte tam o an fark etti; sarıldığı beden, ona zor anlarında -zamanı saymaksızın- bir eldi uzanan.”

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu