Felsefe

Felsefe Nasıl Başladı? Antik Dönem Filozofları

Düşünün size yol gösteren çok az kaynak varken. Hatta bazı durumlar için hiçbir kaynak yokken doğanın ve insanın davranışlarını anlamaya çalışıyorsunuz. Dünya nasıl var oldu? Doğa olayları nasıl olur? İnsan bu durumların neresinde? Bu ve buna benzer bir sürü soruyu şuan bile kendimize soruyoruz elbette. Bilinen kaynaklara göre bu soruların ilk başta cevabı sadece “Tanrı” kavramı idi. Bu sebeple sorgulanmaz ve sadece kabul görürdü. Ama öyle bir zaman geldi ki. Bu cevap insanlar için yeterli olmadı. İnsan kendi aklıyla kavramları açıklamaya, doğayı anlamaya, insanın doğadaki yerini çözmeye çalıştı. İşte felsefe temel olarak böyle bir durumda çalışmaya başladı diyebiliriz.
Şuan bilimin bize söylediği ve açıklamalara ulaşabileceğimiz birçok kaynağa erişimimiz mümkün. Bu sebeple araştırıp öğrenmek çok daha kolay. Ama elimize ulaşan kaynaklara göre ilk çağ felsefecileri de bu sorulara yanıt ararken akıllarından başka referansları yoktu. Belki de onları bu kadar önemli kılan özelliklerden en önemlisi budur.
Bu yazıda ilk çağ felsefesinde adı geçen filozoflar tanıtılmaya çalışılmıştır. Ayrıca düşüncenin gelişimi hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bu yol izlenirken kronolojik sıra mümkün olduğunca korunmaya çalışılmıştır.
Her şeyden önce “felsefe” kelimesinin ne anlama geldiğini görelim. Bugün bizim de kullandığımız felsefe deyimi, Yunanca philosophia sözcüğünden gelir. Felsefe, philosophia’nın Arapçada aldığı biçimdir. Türkçeye de Arapça üzerinden bu biçimde girmiş. Philosophia birleşik bir sözcüktür, iki sözcükten kurulmuştur: philia ile sophia’dan. İlki sevgi, İkincisi bilgelik, geniş anlamıyla bilgi demektir. Buna göre philosophia: bilgiyi, bilgeliği sevme demektir. (Gökberk, 1993)
Bu açıklamadan sonra inceleyeceğimiz filozofların krolonojik sıralamasını yazalım. Bu bağlanda kronolojik olarak incelemeye başlayabiliriz.
1. Homeros (850? MÖ)-
2. Hesiodos (750?MÖ)
3. Thales (625-545 MÖ)
4. Anaximandros ( 610-546 MÖ)
5. Anaximenes (d. 528 MÖ)
6. Pisagor (570-495 MÖ)

1. HOMEROS


Homeros Antik Çağ’da yaşamış İyonyalı ozan. Batı edebiyatının ilk büyük eserleri kabul edilen İlyada ve Odysseia destanlarının yazarı veya derleyicisi olduğu kabul edilmektedir. Smyrna (İzmir) bölgesinde yaşamış olduğu sanılmaktadır.
Homeros bir kişi ya da birden fazla kişinin yaptığı işleri derleyen biri olabilir. Homeros’un şiirlerinde ve destanlarında olimpostaki tanrılardan bahsedilmektedir. Fakat bu tanrılara kişilik yüklenmiş, her türlü kötü alışkanları olabilen biçimde anlatılmıştır.
Nitekim bu destanlarda ilk maddenin ne olduğu hakkında bir soruşturmayı, tektanrıcılığa doğru bir eğilimi, olan bitenin anlamı üzerine bir araştırmayı buluyoruz. (Kranz, 1994)
Odysseia’nın giriş kısmında insanların kendi sonlarını kendi taşkınlıklarından kaynaklandığını söyler. Bu konuda tanrıları suçlamaz. Bu sebeple Homeros’un bazı önemli soruların ip uçlarını vermeye başladığı görülür.
Aşağıda Homeros’tan bazı alıntılar:
“Cesur ol ki bir gün, torunlarından biri senin de adını hayırla ansın!”
“Kuşlara gelince, güneşin ışıkları içinde bütün kuşlar uçar ama hepsinden kehanet çıkarılmaz.”
“Temiz bir kalp, zehirli dillerin bozduğunu düzeltir.”
“Katlanacağım, acı görmüş bir yürek var göğsümde.”

2. HESİODOS


Homeros ile birlikte Eski Yunan kaynağını bize gösteren metinler yazdığı bilinen bir ozandır. “Teogonia(Tanrıların Doğuşu)” ve “İşler ve Günler” adlı iki eseri günümüze ulaşmıştır.
Teogonia eserinde dünyanın nasıl meydana geldiğini ayrıntılı bir biçimde açıklamıştır. Bu esere göre önce Khaos (boşluk) meydana geliyor. Sonra dişi bir varlık olan Toprak Ana ve sonra erkek bir varlık olan Tanrı Eros oluşuyor. Sonra bildiğimiz anlamda doğurma yoluyla temel varlıklar olan; gök, dağlar ve deniz gibi varlıklar oluşuyor.
“İşler ve Günler” eserinde ise genel olarak tarımcılıktan bahsedilmektedir.
“Gerçekte Khaos’tu en önce meydana gelen, sonrada geniş göğüslü toprak her şeyin daima sağlam durağı. Ve Eros en güzeli olan ölümsüz tanrıların.”

3. THALES


Aristotales’in felsefenin kurucusu olduğunu söylediği ilk önemli kişi Thales’tir. MÖ545 yılında doğduğu, Milet’te yaşadığı ve 78 yaşında öldüğü söylenmektedir. Thales’in bu ünü güneş tutulmasını önceden bilmesiyle de ilgilidir. Tarihçi Heredot bu olayı şöyle anlatır:
“Hele bir seferinde tuhaf bir gece savaşına da tutuştular; savaş denk koşullar altında sürüyordu
ki, altıncı yılda, bir çarpışma sırasında ve ortalığın en çok karışmış olduğu bir anda gündüz,
birden yerini karanlığa bıraktı. Bu ışık tutulmasını Miletoslu Thales, İonialara daha önce
bildirmişti; yılına, gününe kadar.” (Heredotos)
Thales mitoslardan daha akılcı bir yaklaşıma geçmenin babası olarak bilinir. Sebebi ise mitos yani Homeros’un anlattığı tanrıların tutarsızlığını görmüş olmasıdır. Bu tanrılar insan şeklinde ve insani özelliklere sahiptir. Ne zaman ne yapacakları hiç belli olmamaktadır. Ama doğaya bakıldığında bazı şeyler öngörülebilir. Tam bu noktada Thales her şeyin kaynağı olarak suyu seçmiştir. Neden suyu seçtiğini direk olarak söylemese de. Bilinenler su önceden kestirilebilecek hareketler yapar. Yani belli sıcaklıklarda belli hal değişimleri olması önceden ön görülebilir. Thales her şeyin kaynağı su derken aslında suya tanrısal bir vasıfta yüklemiştir. Su buharlaşırsa hava olur, katılaşırsa toprağa dönüşür diye düşünmüştür. Sokrates’ten önceki filozoflar genel olarak doğayla ilgilenmişlerdir. Thales de bunun en önemli örneklerindendir.
Nietzsche’nin deyişiyle: ‘‘Thales varlığın birliğini görmüştü ve
meramını anlatmak isterken de sudan söz etti!’’
Thales düşünce tarihinde bir eşiğin aşılmasının ifadesidir ve belki de bu açıdan
‘‘Yanlış yolda yürümek, doğru yolda beklemekten daha iyidir.’’sözü Thales’i
bizlere en mükemmel şekilde anlatmaktadır. (Miletli Filozoflar)

Eski kaynakların bize söylediği bazı bilgilere göre Thales; En güç olan şey nedir? Sorusuna “Kendimizi tanımak.” ; En kolay olan şey nedir? Sorusuna “Başkalarına öğüt vermek.” ; Tanrı nedir sorusuna, “Başı sonu olmayan” ; Nasıl iyi ahlaklı oluruz? Sorusuna “ Başkalarında kınadığımız şeyleri yapmayarak.” Demiştir. (H.J. Störig)

4. ANAKSİMANDROS


Thales’in öğrencisi ve arkadaşı olduğu bilinen Anaksimandros, iyonya felsefesini başlatan filozoflardan bir olarak bilinir. Thales her şeyin ilk maddesini su olarak tanımlamıştı. Anaksimandros ise bu ilk maddeyi apeiron (sınırsız şey) olarak adlandırmıştır.
Var olan nesnelerin başlangıcı (arkhe)’ nın apeiron (sınırsız şey) olduğunu söylemiştir. (Bu başlangıç maddesi olarak ne suyu ne de öğe denen şeylerden herhangi birini değil de kendisinden bütün göklerin ve bu göklerdeki dünya (kosmos)’ların meydana geldikleri, sınırsız başka bir tözü düşünüyor.) Varolanlar nelerden meydana gelmişlerse zorunlu olarak yok olup onlara dönerler; zira onlar birbirlerine zamanın düzenleyişine göre haksızlıklarının cezasını ve kefaretini öderler. – Apeiron kocamaz, ölmez, yok- olmaz. (Kranz, 1994)

Thales’in yazı yazmadığı düşünülürse bilinen ilk doğa üzerine yazı yayınlayan filozoftur. Güneşin izlediği yolun eğriliğini anlamıştır ki bu da gök bilimiyle ilgilendiğini bize göstermektedir. Ayrıca günümüz adıyla bilinen Evrim Teorisi hakkında ilk fikirleri söylemiştir.

5. ANAKSİMENES


İyonya’nın Pers ve Lidya savaşında el değiştirirken yaşadığı bilinmektedir. Anaksimenes, Thales ve Anaksimandros gibi dünyanın varlığını açıklamaya çalışmıştır. Kaynak olarak havayı göstermektedir:
Bu hava seyreklik ve sıklık bakımından niteliklerine göre ayrı ayrıymış. Seyrekleşince ateş haline gelir, sıklaşınca önce yel, sonra bulut, daha çok sıklaşınca su, sonra toprak, sonra taş ve bütün ötekiler de bunlardan olurmuş. O da hareketin sonsuz olduğunu, onun sayesinde
değişmenin meydana geldiğini kabul ediyor.

– Maddenin büzülen ve sıklaşan şeyinin soğuk olduğunu söylüyor, seyrek ve gevşek olan şeyinin ise sıcak.
– Hava tanrı imiş.
– Her şey havadan meydana geliyor ve her şey yine hava oluyormuş. (Laertios)
Ayrıca ilk deprem teorisini ortaya koymuştur. Ay tutulmasını açıklamış ve dünyanın bir tepsi gibi olduğunu söylemiştir.

Thales her şeyin tanrılarla (daimonlarla) dolu olduğunu sanıyordu. – Mıknatıs taşının, demiri çektiğinden dolayı, canlı olduğunu söylüyordu.

Sonsuzluk tanrısal bir şey de olsa gerek, çünkü Anaksimandros ile çoğu doğa bilimcisinin dediği gibi ölümsüz, ortada kalkmayan bir şey.

– Hava tanrı imiş. – Her şey havadan meydana geliyor ve her şey yine dağılıp hava oluyormuş. Anaksimenes. (Kranz, 1994)
Bu üç filozof çağından çok farklı bir düşünce yapısına sahiptir. Madde ve ruh konusunda açıkça bir ayrım yapmamışlardır.

6. PİSAGOR


Pisagor, Susam adasında doğmuş, MÖ 580 ve MÖ500 yılları arasında yaşamıştır. Matematikçi astronom ve filozoftur. Ancak matematiğin önemi Pisagor için farklıdır. Evreni matematikle açıklamaya çalışmıştır. Pisagora göre müzik ( harmoni ) matematikle açıklanabilir. Aynı şekilde evren de matematikle açıklanabilir.
Onların da sayıyı hem şeylerin maddesi, hem de onların gerek değişimleri, gerekse hallerini meydana getiren şey olarak göz önüne aldıkları açıktır. Onlar ayrıca sayının öğelerinin Çift olan ve Tek olan olduğunu, bunlardan Tek olan’ın sınırlı, Çift olan’ın sınırsız, sonsuz olduğunu, Bir olan’ın onların her ikisinden çıktığını (çünkü o aynı zamanda hem tek hem de çifttir), sayının ise Bir olan’dan çıktığını ve yukarda denildiği gibi tüm evrenin sayılardan ibaret olduğunu ileri sürmektedirler. (Aristotales)
Pisagor’un Miletli filozoflardan ayrılmasının sebebi inanç kısmıdır. Pisagor’un Mısır’ı ve Doğu’yu gezdiği söylenmektedir. Hatta doğudan etkilendiği genedoğum inancını benimsemiştir.
Kendine ait gizemli bir okulu vardır. Döneminde daha çok bir tarikat olarak görülmüştür. Pisagorcularda hayvan öldürmek, kesmek ya da yemek kesinlikle yasaktır. Ayrıca et yemeyi de yasaklamışlardır. Genedoğum prensibini benimseyen pisagorculara göre yasalara uyum sağlayarak genedoğum zincirinden kurtulmayı hedeflemişlerdir.
Bilinen anlamda ilk defa filozof kelimesini kendine yakıştırmış ve kullanmıştır.

Kaynakça
Aristotales. (tarih yok). Metafizik.
Gökberk, M. (1993). Felsefe Tarihi. Remzi Yayınevi.
Güzel, C. (tarih yok). Miletli Filozoflar.
Heredotos. (tarih yok). Tarih.
Kranz, W. (1994). Antik Felsefe. Sosyal Yayınlar.
Laertios. (tarih yok). Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri.
Yunan, İ. Ç. (tarih yok). H.J. Störig. Yol Yayınları.

2 Yorum

  1. bilgi var, araştırma var, yorum haliyle mevcut, kaynakça da konmuş, anlaşılabilir de. fazla kaliteli bayım. üzgünüm kaldınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu